26 Şubat 2015 Perşembe

Başlıksız


Bu kadardı işte. Kalemi kağıdın üzerinde oynatmaya başlayalı henüz çok olmamıştı ama ağzımdan bütün kelimelerin çıkmıştı sanki... Mürekkep lekesinin kağıt üzerindeki anlamlı izleri, kafamdan geçen milyonlarca kelime, kalbimdeki karmaşıklığı anlatmak için çırpınıyor, çırpınışlar içinde bir ben bulabilmek ise gittikçe zorlaşıyordu.

Kalabalıklar, yalanlar içinde benliğimi yitirmekten ölesiye korkuyordum. Peki kendimi anlamamdaki engel neydi? Bunu bilmiyor, içimden milyon tane his geçiriyordum. 
Duyduğum onca ses arasında kendi hikayem nereye kaybolmuştu? ben onu elimden nasıl uçurmuştum? Bilmiyordum. 

Geçmişe dönmek çok mu zordu? Bilmiyordum işte. Yine kilitleniyor, içimden geçen onca sözcüğü uygun bir cümle haline getiremiyordum. Tıpkı yaptığım onca şeyi toplayıp, ortaya bir ben çıkaramadığım gibi...

2 yorum:

  1. Sevgili Gizil Gezegen, adım Pınar. Ben de sizin gibi bir öğretmenim. Bloğunuza Tesadüfen rastladım ve benimkine benzer bir dünya buldum bloğunuzda. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Benim bloğumu ziyaret etmek isterseniz sevinirim...henüz yeni fakat hayatın farklı renkleriyle boyamak istiyorum bloğumu... Sevgi ve saygılarımla. Degerlidiryasamak.blogspot.com.tr

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Pınar, çook uzun zaman olmuş buralarda gezinmeyeli, güzel yorumun beni çok mutlu etti. geç olsa da bir cevap yazmak istedim :) sevgiler...

      Sil